Normal uyku; kişinin sabah güne fiziksel, mental ve ruhsal olarak tamamen yenilenmiş başlamasını sağlayan, beynin kendini onardığı döngüsel bir süreçtir. Ortalama bir birey hayatının yaklaşık %30-35'ini uykuda geçirir.
Uyku süresi kişiden kişiye değişir, ancak bilim bize net referans noktaları verir.
Normal uyku; kişinin sabah güne fiziksel, mental (zihinsel) ve ruhsal olarak tamamen yenilenmiş ve hazır bir şekilde başlamasını sağlayan, beynin kendini onardığı döngüsel bir süreçtir. 80 yıllık bir yaşamın yaklaşık 26-28 yılı uyuyarak geçer.
Uyku süresi bireyden bireye farklılık gösterir. Geniş ölçekli analizler, genç yetişkinler ve erişkinler için önerilen uyku süresini gecelik 7 ila 9 saat aralığında belirlemiştir. Ancak bu öneri, normatif bir ortalamayı yansıtır; bazı bireyler 6 saatlik uyku ile dinlenmiş hissederken, diğerleri için 9 saat bile yetersiz olabilir.
Uyku süreci, birbirinden farklı özelliklere sahip iki ana aşamadan oluşur: hızlı göz hareketlerinin gözlemlendiği ve rüyaların görüldüğü “aktif” REM uykusu ile toplam uyku süresinin %85'ini kapsayan NREM (sessiz) uykusu. NREM uykusu da kendi içinde yüzeyel uyku (1. ve 2. evre) ile derin uyku (3. ve 4. evre) olmak üzere toplam dört evreye ayrılır.
Uyku beyni onarır, belleği pekiştirir ve gelişimi destekler.
Tanıdığınız uyarı işaretlerine dokunarak durumunuzu görün.
Bunların hiçbiri geçerli değil — güven verici bir işaret.
Bu kontrol yalnızca farkındalık içindir ve uyku bozukluğu tanısı koymaz.
Uyku bozuklukları kabaca altı kategoriye ayrılır.
Kişinin uykuya dalmasını veya uykuyu sürdürmesini zorlaştıran, uykuyu engelleyen öğrenilmiş düşünceler ve artmış uyarılmışlık (gerginlik/kaygı) durumu ile karakterize bir bozukluktur.
Hastaların gece uzun süre uyusalar bile sabahları dinlenmemiş uyandıkları ve gündüzleri günlük yaşamı etkileyen uyku atakları yaşadıkları durumdur.
Uykunun belirli evrelerinde (REM veya NREM) ortaya çıkan; uyurgezerlik, uyku terörü veya kabus bozukluğu gibi istenmeyen fiziksel durumlar ve davranışlardır.
Uyku bölünmesi, horlama, kandaki oksijenin düşmesi ve nefes durması (apne/hipopne) ile seyreden, tedavi edilmediğinde sistemik hastalıklara yol açabilen durumlardır.
Davranışsal veya toplumsal nedenlerle kişinin ritmik uyku düzeninin bozulması, yani uyku-uyanıklık saatlerinin alışıldık zamanların dışına (ileri veya geri) kaymasıdır.
Geceleri şiddetlenen, bacaklarda tarif edilemeyen rahatsız edici bir hisle birlikte bacakları hareket ettirme isteği yaratarak kişinin uykuya dalmasını engelleyen bir sorundur.
10–20 saniyelik bir ses kaydı, klinik veriyle doğrulanmış yapay zeka ile analiz edilir. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, tanı niteliği taşımaz.